<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Romanlar yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.sevinccokum.info/?feed=rss2&#038;page_id=393" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sevinccokum.info</link>
	<description>Sevinç Çokum&#039;un kişisel web sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Mar 2021 15:20:52 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Yucel</title>
		<link>https://www.sevinccokum.info/?page_id=393#comment-98</link>
		<dc:creator>Yucel</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 13:12:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.sevinccokum.info/?page_id=393#comment-98</guid>
		<description>Daha lise yıllarımda Ağustos Başağı&#039;nı okumuştum, edebiyat hocamız bir roman incelememizi istemişti, ben de yatılı kaldığımız okulun kütüphanesinde bu romanı bulmuş -hakkında hiçbir şey bilmeden- okumuştum. Nasıl etkileyiciydi, anlatamam! Birkaç yıl sonra Marmara Üniversitesinde hocamız &quot;Hilal Görününce&quot;yi okuyun demiş ve sormuştu: &quot;Ağustos Başağı&#039;nı bilen var mı?&quot; Galiba yalnız ben parmak kaldırmıştım. Ta liseden beri kalbimde taşıdığım kitap işte benim en mahrem tanıklarımdandı, artık &quot;bana&quot; aitti...
İşte bu an yazara yöneldiğim an oldu. her ne yazdıysa okudum. Gazete yazılarını bile atlamadan... Öyle ince, derin ve sihirliydi ki bu büyüyü herkesin yaşamasını istediğimden kim tavsiye kitap istese hemen heyecanla Sevin Çokum kitaplarından birinin adını söylüyordum...
Şimdi Lacivert Taşı&#039;nı okudum. Yeni dünyalara açıldım, hüznünde sızılandım, kervanlarıyla yollara düştüm.. En çok da Hicret Bey&#039;in Deftaer bölümünü beğendim...Gazetenin birinde bir yorumcu &quot;Bu romanı okumayanlar neyi kaybettiklerini asla bilemeyecekler.&quot; diyordu. O kaybı yaşamamak için okudum, ve ona hak verdim: Bu kitap yeni zamanların kör kalbine bir ışık!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Daha lise yıllarımda Ağustos Başağı&#8217;nı okumuştum, edebiyat hocamız bir roman incelememizi istemişti, ben de yatılı kaldığımız okulun kütüphanesinde bu romanı bulmuş -hakkında hiçbir şey bilmeden- okumuştum. Nasıl etkileyiciydi, anlatamam! Birkaç yıl sonra Marmara Üniversitesinde hocamız &#8220;Hilal Görününce&#8221;yi okuyun demiş ve sormuştu: &#8220;Ağustos Başağı&#8217;nı bilen var mı?&#8221; Galiba yalnız ben parmak kaldırmıştım. Ta liseden beri kalbimde taşıdığım kitap işte benim en mahrem tanıklarımdandı, artık &#8220;bana&#8221; aitti&#8230;<br />
İşte bu an yazara yöneldiğim an oldu. her ne yazdıysa okudum. Gazete yazılarını bile atlamadan&#8230; Öyle ince, derin ve sihirliydi ki bu büyüyü herkesin yaşamasını istediğimden kim tavsiye kitap istese hemen heyecanla Sevin Çokum kitaplarından birinin adını söylüyordum&#8230;<br />
Şimdi Lacivert Taşı&#8217;nı okudum. Yeni dünyalara açıldım, hüznünde sızılandım, kervanlarıyla yollara düştüm.. En çok da Hicret Bey&#8217;in Deftaer bölümünü beğendim&#8230;Gazetenin birinde bir yorumcu &#8220;Bu romanı okumayanlar neyi kaybettiklerini asla bilemeyecekler.&#8221; diyordu. O kaybı yaşamamak için okudum, ve ona hak verdim: Bu kitap yeni zamanların kör kalbine bir ışık!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
